Page 10 - Annonce Dergi | İzmir Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi
P. 10
Çok Gezen mi? ülkelerin ve şehirlerin coğrafyasını, yaşayışını ve folklorunu
kaleme almış ve geriye en güzel hikayelerini anlattığı “İbn-i
Çok Okuyan mı? Battuta Seyahatnamesi” adlı kitabı bırakmıştır.
Verilen örnekler çerçevesinde, o dönem şartlarında
çok fazla bilgiye sahip olmanın en önemli koşulunun
çok gezmek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Tarih ve coğrafya arasında her zaman güçlü bir ilişki vardır. Günümüz şartlarına ve günümüz Türkiye’sine geldiğimizde
Coğrafi faktörler, en eski devirlerden beri insan topluluklarının ise kesintisiz 20-30 yıl gezebilecek zaman ve paramızın
sosyal, siyasal, ekonomik, dini ve kültürel yaşantılarını olmadığı yadsınamaz bir gerçektir. Peki ülkeler hakkında
etkilemiştir. Dünya genelinde çok farklı coğrafyaların olması seyyahlar kadar bilgi sahibi olmak istiyorsak ne yapmalıyız?
çok farklı kültürleri de beraberinde getirmektedir. İşte bu Nasıl bir yol izlemeliyiz? Bu bağlamda akla ilk gelen cevap,
bağlamda aklımıza bazı soruların gelmesi kaçınılmaz internet olacaktır şüphesiz. Ülkeler ile ilgili videoları izlemek,
oluyor. Bu kadar farklı coğrafya ve kültürü nasıl ve nereden blog yazılarını okumak, televizyondaki seyahat programlarını
öğrenebilirim? Gezmek mi lazım yoksa araştırma yapmak takip etmek, müze ya da saraylarının resmi sitelerinde sanal
mı lazım? Kısacası çok gezen mi bilir çok okuyan mı? gezinti yapmak illaki bizi bilgiye götürecektir. Üstelik süresi de
Bu sorumuza cevap bulabilmek için tarihten birkaç çok kısa olacaktır. Ancak ya bilginin kalıcılığı...
örneğe bakalım. Ünlü Venedikli seyyah Marco Polo’nun Bu konuyu daha iyi açıklayabilmek için şöyle
271’de başladığı büyük seyahati 24 yıl sürmüş. Anadolu, örnekleyelim: Efes antik kentini araştıran A ve B kişisi olsun.
Mezopotamya, İran, Türkistan, Pamir Dağları, Gobi Çölü, Her ikisine de araştırmaları için 2 saat zaman verelim. A kişisi
Çin’i gezmiş ve Kubilay Han’ın verdiği görevle 17 yıl boyunca 2 saatte elindeki tabletten Efes ile ilgili her türlü bilgiye hatta
doğu ülkelerini dolaşmıştır. Bu seyahati sırasında tarih ve Kuşadası ve Aydın’ın tarihi, kültürü ile ilgili pek çok bilgiye
coğrafya incelemeleri de yapmıştır. Venedik’e döndükten ulaşırken B kişisi 2 saatte gezerek sadece Efes ile ilgili bilgi
sonra yolculuk anılarını “Il Milione” adlı kitabında toplamıştır. edinebilir. Biri, bilgiye sadece elindeki kaynakları okuyarak
O dönemde birçok baskı yapan bu kitap sayesinde ulaşırken diğeri ise yerinde gezerek, dokunarak, görerek
Avrupalılar, doğu ülkeleri hakkında daha fazla bilgi sahibi ve tabelaları okuyarak ulaşmıştır. Yani tüm duyu organlarını
olmuştur ve Marco Polo bu eseriyle Avrupalıların ufkunu işin içine katmış, bilgiyi içselleştirmiştir. Bu şekilde öğrenerek
genişletmiştir. öğrendiklerinin kalitesini de verimliliğini de artırmıştır. Hâl
XVII. yüzyılın önde gelen gezginlerinden olan Evliya böyle olunca, üzerinden yıllar geçse bile hangisindeki bilgi
Çelebi, 50 yılı aşkın süreyle, o dönem Osmanlı coğrafyası daha kalıcı olur sizce?
sınırları içinde olan Doğu Avrupa, Batı Asya, Mısır ve Arap Seyahat etmek insanların ufkunu açan müthiş bir eylemdir.
topraklarını gezmiş, gördüklerini de “Seyahatname” adlı Fırsat buldukça, imkanlar (zaman ve para) el verdikçe gitmek
10 ciltlik eserinde toplamıştır. Seyahatlerine başlamasının istediğimiz yerlerle ilgili bir ön araştırma yapıp oraya bilgi
nedenini rüyasında gördüğü Hz. Muhammed’e, “Şefaat sahibi olarak gitmek, bilgiyi daha da kalıcı kılacaktır. Ancak
ya Resulullah” diyeceğine yanlışlıkla “Seyahat ya Resulullah” okumadan, bilgi sahibi olmadan gezen biri, hatıralarında
demesine dayandıran Evliya Çelebi, 70 yaşına kadar güzel anılar biriktirmenin ötesine geçemeyecektir. Çok
seyahat etmiştir. Seyahatnamesinde gezdiği yerlerin tarihi, gezen çok yer görür ama okuyarak, araştırarak gezen daha
kültürü, coğrafyası hakkında da detaylı bilgiler vermiştir. çok bilir ve kendini geliştirir. İnsanın kutsal yolculuğu asıl o
“Yolculuk, önce seni sözsüz bırakır sonra da iyi bir hikaye zaman başlar. Çünkü bazen çıkılan bu yolculuk aslında
anlatıcısına dönüştürür.” diyen İbni Batuta da yaşamının kendimizi ve sınırlarımızı keşfetmek için bize büyük bir fırsatlar
büyük kısmını yollarda geçiren gezginlerden biridir. 1304’te sunar. Ama hayatlarında hep aynı sayfayı okumayı seçenler,
Magrip’te dünyaya gelen İbn-i Battuta ilk gezisini Kahire, hayatının kitabını yazma fırsatını kaçırır. Güzel bir söz vardır;
Mekke, Bağdat ve Tebriz şehirlerine yapmıştır. Daha sonra “Kitap okuyarak yüzme öğrenilmez. Kendinizi denize atmanız
ise Hint Okyanusu üzerinden Doğu Afrika’yı gezmiştir. Geri gerekir.” Hem kendimizi hem sınırlarımızı hem de dünyamızı
dönüşünde Anadolu’ya, oradan da Maldivler’e kadar geliştirmek için de bilerek gezmek gerekir. Bavul gibi değil.
gitmiştir. Bu seyahatleri sırasında Maldivler üzerinden
Hindistan’a ulaşan Battuta, önemli keşifler de yapmıştır. Bütün Tolga Vurgun
seyahatleri tam 30 yıl sürmüştür. Seneler boyunca gezdiği
9