Page 15 - Annonce Dergi | İzmir Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi
P. 15

İSTANBUL                                               devletinden  gelen  Dor  asıllı  Yunan  yerleşimciler
                                                               bugünkü  İstanbul  üzerinde  bir  koloni  kurar  ve
                                                               yeni  koloniye  kralları  Byzas  veya  Byzantas’ın
                                                               şerefine Byzantion adını verirler. 330 yılında Roma
        VE BİZ                                                 İmparatoru I. Konstantin  tarafından kent, Roma
                                                               İmparatorluğu’nun  başkenti  ilan  edilir.  Ancak
                                                               337  yılında  İmparator  I.  Konstantin’in  ölümüyle
                                                               kentin  adı,  onun  şerefine  “Konstantin’in  kenti”
                                                               anlamına gelen Konstantinopolis’e çevrilir. Türkler
                                                               tarafından benimsenen İstanbul adının ise Yunanca
        Bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi göğü delen      “şehirde”, “şehir içi” anlamına gelen  “eis tin polin”
        kuleler, yemyeşil bahçelerin içinde birbirine komşu    tamlamasından       türetildiği   düşünülmektedir.
        iki üç katlı hayaller veya uçsuz bucaksız bozkırlara   İstanbul  kurulduğundan  beri  coğrafî  ve  politik
        serpiştirilmiş saman çamur karışımından yapılmış       konumu  nedeniyle  her  büyük  komutanın,  her
        gerçekler…  Yollar,  parklar,  vapurlar,  heykeller,   güçlü devletin sahip olmayı düşlediği, bunun için
        köprüler…  Şehirlere  kimlik  kazandıran  her  bir     planlar yaptığı, uğruna savaşıp can alıp can verdiği,
        parça  gibi  önemliler.  Ve  hepsi  birden  denizlerin,   ulaşılmaz  bir  sevgili  gibidir.  Tarih  boyunca  onu
        okyanusların,  çöllerin  veya  dağların  komşusu       ele  geçirmek  için  kapısına  kimler  dayanmamıştır
        şehirler...  MÖ  yaklaşık  5000  yılı;  göçebe  hayatın   ki?  Yedinci  yüzyılda  Avarlar  -  Sasaniler,  sekizinci
        ardından yerleşik yaşamın başladığı, şehirleşmenin     yüzyılda Araplar ve Bulgarlar, dokuzuncu yüzyılda
        de ilk izlerini gördüğümüz  tarih olarak bilinir. O    Ruslar ve Bulgarlar, on ikinci yüzyılda Latinler, on üç
        dönemden başlayarak tarihte nice şehirler kurulur,     ve ön dördüncü yüzyılda Osmanlı Türkleri İstanbul
        nicesi yıkılır: Kudüs, Babil, Kartaca, Roma, Bağdat,   tarihindeki en çetin kuşatmaların kahramanlarıdır
        Atina, Lizbon, Londra, Paris, New York, Dubai… En      ve  elbette  bu  kuşatmalar  İstanbul’un  tarihine,
        eskisinden en gencine insanlık tarihinin yazıldığı,    efsanelerine, mitolojisine yeni sayfalar eklemiştir.
        hâlen  de  yazılmakta  olduğu  merkezler.  Ancak       Bunlar    dilden    dile   dolaştıkça    İstanbul’un
        bütün  bu  şehirlerin  arasında,  kral  tacındaki  en   kuruluşundan fethine kadar gizine giz, sihrine sihir
        parlak  mücevher  olmayı  hak  eden  bir  şehir  var:   eklenir.  Resmî  tarih  ne  yazarsa  yazsın,  İstanbul
        İstanbul.                                              halkı  için  aslolan  öncelikle  efsanelerdir  ve  halk
        MÖ  667’de  Antik  Yunanistan’daki  Megara  şehir      tarih boyunca İstanbul’un defalarca yıkılıp tekrar
                                                               kurulduğuna inanır. Bu kuruluş efsanelerinden en



































      14
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20