Page 5 - Annonce 5
P. 5
EDİTORYAL
Değerli bir dostum bana, “İyi bir yazar olmak için farklı çalışan bir zihne
sahip olmalısın.” demişti bir seferinde. Farklı görmelisin dünyayı, eline
aldığın suyu bir başka yudumlamalısın. O denizi izleyen çifti tanımasan
da hikâyelerini bilmelisin, sarı ışıklar altında yürüyen yalnız adamın
nereye gittiğini de. Bilmesen bile zihnine ekmelisin insanların tohumunu;
duygu, düşünce bahçelerini. “Sessizce yürüyen insanlar vardır.” demişti
dostum. Hayata dokunamaz, iz bırakmaya kıyamaz gibi. Hayatı
güz rüzgarı olan insanlar vardır, esen duran. Ancak “Yazar, rüzgarı
göğüsleyen, her adımını aklına, kalbine kazıyan, kendi senaryosunu
yazandır.” demişti.
Bu güzel sözlere rağmen, yazar olmak ne demek hiç anlayamadım.
Elinde kalemle uyuyakalan mıdır yazar? Yoksa tek cümleyle yılları
anlatan mı? Seçemedim. Buna rağmen sağduyuma güvenerek
söyleyebileceğim tek şey, kalbimize dokunan sözcükler, iz bırakan
cümleler yaratan herkesin yazar olduğudur. Hayat şerit şerit geçerken,
güz rüzgarı olup eserken kendi sahnesini, esintisini görenlerdir iyi yazarlar.
Kendi filmlerinde oynayıp kendi kitaplarında yaşayan, kendi sanatında
nefes alan, geleceğin yazarları; bu sayıda da sizlere eserlerini sunuyor.
Nasıl insanlık tarihi yazının icadıyla başladıysa; kendi tarihimizi, yaşam
öykümüzü de gerçek kılan onu kaleme geçirmektir. İnanıyoruz ki
değişimi yaratan unsur dil, duygunun tasviridir.
Yazının gücünü bir kez daha Annonce okurlarıyla buluşturmaktan şeref
duyuyoruz, keyifli okumalar!
Doğa Aslan
4