Page 12 - Annonce 6
P. 12
yıllar önce kazısı yapılıp çıkarılan ve daha sonra Her bir karakter ve olay için bir düzen var kitapta.
bazı antlaşmalarla Almanya’ya kaçırılan, bir deyişle Karakterlerin analizini ve yaşantılarını çok rahat
satılan Pergamon Altarı’nın hikayesinden ayrıntılarla öğrenebiliyorsunuz. Bu yüzden olayları rahat
bahsediyor yazar. Bu tapınağın tarihini öğreniyoruz kavrayabiliyorsunuz. Her bir olay için bir kurgu var,
aslında. Kimlerin nasıl bulduğunu, neden ve nasıl okurken meraklandığınız detayları daha sonrasında
Almanya’ya kaçırıldığını... Daha sonrasında Pergamon öğreniyorsunuz. Okuyucuyu daha çok içine çekiyor,
Altarı’nın kitapla olan ilişkisi geliyor. her şeyin bir mantığının olması kitabı daha da güzel
Son olarak da benim bu kitabı neden buraya yazdığımdan kılıyor.
bahsetmek istiyorum. Kusursuz kitap yoktur derler ama
bana göre Kayıp Tanrılar Ülkesi kusursuzdu. Öncelikle Bu kitapla hem mitolojiye ilgim arttı, polisiye türünü
konusu üzerinde çokça düşünülmüştü. Yani türü sadece deneyimledim, tarihi eserlere olan bakış açışım değişti
bir başlangıçtı kitap için. Bir cinayetin üstüne her şeyi ve Ahmet Ümit’ten bir eser daha okuyup dilini daha
eklemişti yazar. Bu yüzden mitolojik bir eser okumak iyi tanıdım. Kurgu, yazım dili ve iç içe geçmiş hikayeler
isteyen, polisiye türünde kitap arayan veya tarihe ilgi sayesinde kitabı elimden bırakamadım, herkese bu
duyan biri için bu kitap biçilmiş kaftan. Demem o ki kitabı tavsiye ediyorum.
kültür seviyesi çok yüksek bir kitap.
Tuna Yalçın
11