Page 9 - Annonce 6
P. 9

uyuduk,  elmas  altın  ve  türlü  mücevherlerden       onun için çok zordu çünkü zamanında bu cezayı
        takılarımız vardı ve çok mutluyduk. Gel gör ki kız     kardeşine  layık  gören  Klytie’ydi.  Yüzyıllarca
        kardeşim  Klytie’nin  dünya  malında  gözü  yoktu,     kardeşini ihanetle suçlamış ama kendi günahından
        onun tek isteği güneş kadar parlak ve güzel tanrı      bahsetmemişti.
        Apollon’un aşkıydı. Kardeşim Apollon’a öyle aşıktı     “Söyle  hadi”  dedi  Leukothoe.  “Bir  kez  olsun
        ki  hep  ondan  bahseder,  onu  düşünürdü.  Bu         işlediğin suçun farkına var.”
        aşk  tanrıların  kulağına  gitmiş  olacak  ki  Apollon   Klytie  fısıldayarak  “Cezası  idamdı.”  dedi.  Sofya
        sarayımızın içinden bizi izlemek üzere yeryüzüne       inanamıyordu, bir kardeş diğerine bunu nasıl layık
        indi  ve  beni  gördü.  Aşkının  namını  bulutlardan   görür  diye  düşündü.  İdam  çok  ağır  bir  cezaydı.
        duyduğu Klytie’yi unuttu beni görünce.”                Sofya:
                                                               “Asıl kararı kral almadı mı? Sen mi ölüme yolladın
        “Yalancı!”diye  bağırdı  Klytie.  “Sen  çeldin  onun   Leukothoe’yi?”
        aklını,  kandırdın  onu!  Türlü  yalanlar  söylemiş    Leukothe,  sarı  yaprakları  solgun  gözüken
        olmalısın  ki  bir  daha  bakmadı  benim  yüzüme,      kardeşine dönerek:
        istemedi beni.” Sona doğru sesi kısılarak ve acıyla    “Klytie’nin de suçu büyüktü, babamın idam cezası
        söylemişti bunu Klytie, öyle ki Sofya bile acımıştı    vereceğeni  biliyordu;  bilmediği  ise  babamın
        bu  kendini  beğenmiş  günebakan  çiçeğine.            düşündüğünden çok daha fazla sinirleneceğiydi.
        Leukothoe  bir  süre  sessiz  kaldı  sonra  yavaşça    Diri  diri  gömdüler  beni  toprağa,  ağzım  toprak
        söze girdi:                                            doldu.  Beni  öldürmeden  koydular  mezarıma,
        “Böyle  olmasını  istememiştim.  Apollon  karşıma      nefes  alırken  toprak  attılar  üstüme.  Tek  suçum
        geçti.  Tanrıların  en  güzeli  size  aşık  olduğunu   Apollon’u sevmekti.”
        söylese siz ne yapardınız. Klytie’yi düşündüm ama
        karşımda  var  oluşun  en  güzel  ve  saf  hali  vardı   Sofya  çok  etkilenmişti  ne  diyeceğini  bilmiyordu,
        nasıl reddedebilirdim. Sevgisine karşılık verdim.”     haklıyı ve haksızı bulamıyordu, tek gördüğü fevri
        “Bencilce!”diye bağırdı Klytie. Leukothoe ilk defa     şekilde  yapılmış  bir  hata  ve  iki  pişman  ruhtu.
        sinirlenerek:                                          Klytie kısık bir sesle söze girdi:
        “Bu sonrasında yaptıklarını haklı çıkarmaz.” dedi      “Yaptığım  hatayı  göremeyecek  kadar  aptaldım.
        sert  bir  sesle.  Sofya  hikayenin  başından  çok     Leukothoe’nin  yokluğu  beni  tekrar  Apollon’un
        etkilenmişti ve merakla sordu:                         gözüne sokar sanmıştım ama Apollon ertesi gün
        “Ona ne yaptın Klytie?”                                gelip  Leukothoe’ye  yapılan  adaletsizliği  görünce
                                                               çok  üzüldü.  O  gün  onun  tesellisi  olmak  istedim
        Klytie utançla olduğu yerde büzüldü ve konuşmaya       ama  yüzüme  bile  bakmadı  sonuçta  aşık  olduğu
        başladı:                                               kardeşimin ölümünde payım vardı.
        “Çok  sinirliydim.  Aşkımın  büyüklüğü  tanrılar
        katında  konuşulmuştu  ama  Apollon  için  yeterli     Apollon’un tanrılarla konuştuğunun haberi geldi
        değildi. Her  şeyimi  onun  için feda etmeye  hazır    o gece, kardeşimin faydalı ve yüce bir varlık olarak
        olan ben, Apollon için yeterli değilken kardeşim       tekrar hayat bulmasını istemiş tanrılardan. Ertesi
        Leukothoe’nin  varlığı  dahi  onu  tatmin  ediyordu.   gün  Leukothoe’yi  gömdüğümüz  yere  gittiğimde
        Kardeşimi     ve    Apollon’u    birlikte   görmeye    tam  orada  bir  sığla  ağacı  gördüm.  Kardeşim
        dayanamıyordum.  O  an  Leukothoe  kardeşim            ağaçların  en  güzeline  dönüşmüştü.  Apollon  da
        olmaktan  çıkmıştı.  Acım  çok  büyüktü,  kıskançlık   kardeşimi son kez ziyaret etmeye gelmişti. Onun
        beni ele geçirmişti ve tek düşündüğüm intikamdı.       elini  tuttum,  gitme  dedim.  Elini  çekti  ve  güneşe
                                                               doğru yükseldi. Her gün onu bekledim. Belki bir
        Yapmamam gereken bir şey yaptım. Sonuçlarının          gün beni affeder diye, etmedi. Tanrılar üzüntümü
        çok  ağır  olacağını  bilerek  babama  gittim.  Bizi   gördüler,  yemeyip  içmeyip  onu  bekleyişimi
        el  üstünde  tutan  şefkatli  kralımızın,  babamızın,   gördüler  ve  acıdılar  bana.  Beni  bu  güzel  çiçeğe
        kaldıramayacağı  bir  şey  varsa  o  da  bu  ilişkiydi.   çevirdiler ki acı çekmeden bekleyebileyim.”
        Babam  Apollon’un  gelmediği  bir  gün  verdi
        kardeşimin cezasını.” Klytie sustu. Bunu söylemek      Sığla  ağacı  ve  günebakan  durup  Sofya’ya



       8
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14